Yazar: Prof. Dr. Ebubekir Sifil

  • #138: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:15 – Riyâzu’s-Sâlihin 429. Rivâyet

    Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Gerçek şudur ki kafir bir iyilik yaptığı zaman, onun karşılığında kendisine dünyalık bir nimet verilir. Mümine gelince, Allah onun iyiliklerini ahirete saklar, dünyada da yaptığı kulluğa göre ona rızık verir.”

    21:00 – Riyâzu’s-Sâlihin 430. Rivâyet

    Cabir radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur:

    “Beş vakit namaz, herhangi birinizin kapısı önünden gürül gürül akan ve içinde günde beş defa yıkandığı ırmağa benzer.”

    28:53 – Riyâzu’s-Sâlihin 431. Rivâyet

    İbni Abbas radıyallahu anhüma, “Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim” demiştir:

    “Hangi müslümanın cenazesinde Allah’a şirk koşmamış kırk kişi hazır bulunup namazını kılarsa, Allah, onların ölü hakkındaki şefaatini mutlaka kabul eder.”

    38:53 – Riyâzu’s-Sâlihin 432. Rivâyet

    İbni Mes’ud radıyallahu anh şöyle dedi: Deriden yapılmış bir çadır içinde kırk kadar kişi Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte bulunuyorduk. Hz. Peygamber bize:

    • “Siz cennetliklerin dörtte biri olmaya razı mısınız?” diye sordu. Biz:
    • Evet, dedik. Hz. Peygamber:
    • “Cennetliklerin üçte biri olmaya razı mısınız?” buyurdu. Biz:
    • Evet, dedik.

    Bunun üzerine Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    “Muhammed’in canı, kudret elinde bulunan Allah’a yemin ederim ki ben, sizin cennetliklerin yarısı olacağınızı umarım; çünkü cennete müslüman olmayan kimse giremez. Siz, müşriklere nisbetle kara öküzün derisindeki beyaz benek ya da kırmızı (beyaz) öküzün derisindeki siyah benek gibisiniz” buyurdu.

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 17 Ocak 2024 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #137: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:20 – Riyâzu’s-Sâlihin 424. Rivâyet

    Ebu Eyyüb Halid İbni Zeyd radıyallahu anh, “Ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim” demiştir:

    “Eğer siz hiç günah işlemeseydiniz, Allah, günah işleyen ve günahlarından tövbe ve istiğfar eden bir topluluk yaratır da onları bağışlardı.”

    08:45 – Riyâzu’s-Sâlihin 425. Rivâyet

    Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi:

    Aramızda Ebu Bekir, Ömer ve bir kaç kişi daha bulunduğu halde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikte oturuyorduk. Bir ara Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem kalkıp aramızdan ayrıldı. Dönmesi gecikince bir şey mi oldu diye endişelendik. Bu endişeyi ilk duyan bendim. Kalktım ve onu aramaya başladım. Neticede, Medineliler’e ait bir bahçeye geldim. – Ebu Hureyre olayı baştan sona anlattı-. En sonunda Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in kendisine şöyle buyurduğunu haber verdi:

    “Git, bu bostanın dışında, Allah’dan başka ilah olmadığına gönülden inanıp şehadet getiren kime rastlarsan, ona cennetlik olduğu müjdesini ver!”

    24:41 – Riyâzu’s-Sâlihin 426. Rivâyet


    Abdullah İbni Amr İbni’l-As radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Allah Teâlâ’nın, İbrahim alehisselam hakkındaki:

    “Rabbim, putlar insanlardan birçoğunun sapmasına sebep oldular. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir” [İbrahim suresi (14),36] ayetini ve İsa aleyhisselam’ın:

    “Eğer kendilerine azab edersen, şüphesiz onlar senin kullarındır. Eğer onları bağışlarsan şüphesiz sen izzet ve hikmet sahibisin” mealindeki sözünü [Maide süresi (5), 118] okudu, ellerini kaldırdı ve:

    “Allahım, ümmetimi koru, ümmetime acı!” diye dua etti ve ağladı. Bunun üzerine Allah Teâlâ:

    “Ey Cebrail! – Rabbin herşeyi daha iyi bilir ya – git, Muhammed’e niçin ağladığını sor, buyurdu. Cebrail geldi, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem de ümmeti için duyduğu endişeden dolayı ağladığını söyledi. Zaten Allah her şeyi en iyi bilendir. (Cebrail’in dönüp durumu haber vermesi üzerine) Allah Teâlâ:

    “Ey Cebrail! Muhammed’e git ve ona şu sözümüzü ilet” buyurdu: “Ümmetin konusunda seni razı edeceğiz ve seni asla üzmeyeceğiz.”

    40:59 – Riyâzu’s-Sâlihin 427. Rivâyet

    Muaz İbni Cebel radıyallahu anh şöyle dedi: Ben, merkeb üzerinde Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in terkisinde idim. Hz. Peygamber:

    • “Ey Muaz! Allah’ın kullar üzerinde, kulların da Allah üzerinde ne hakkı vardır, bilir misin?” buyurdu. Ben:
    • Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedim. Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    “Müjdeleme, onlar buna güvenip tembellik ederler” buyurdu.

    50:57 – Riyâzu’s-Sâlihin 428. Rivâyet

    Bera İbni Azib radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Müslüman kabirde sorguya çekildiği zaman, Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna şehadet eder. İşte bu şehadet, Kur’an-ı Kerim’deki “Allah, kendisine iman edenleri hem dünyada hem de ahirette sağlamlaştırır ” [İbrahim suresi (14), 271 ayetinin delalet ettiği manadır.”

    54:37 – Dünya Hayat ve Dünya Hayatı Kavramlarına Dair…

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 10 Ocak 2024 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #136: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:27 – Riyâzu’s-Sâlihin 420. Rivâyet

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Allah varlıkları yarattığı zaman, kendi katında arşın üstünde bulunan kitabına, “Rahmetim gerçekten gadabıma galibtir” diye yazmıştır.

    34:21 – Riyâzu’s-Sâlihin 421. Rivâyet

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre “Ben Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken dinledim” demiştir:

    “Allah, rahmetini yüz parçaya ayırmıştır. Doksan dokuz parçasını kendi katında alıkoymuş, birini yeryüzüne indirmiştir. İşte varlıklar bu bir parça rahmet sebebiyle biribirlerine acırlar. Hatta hayvanlar, yavrusunun üzerine basacağı endişesiyle ayağını çekip kaldırır.”

    45:09 – Riyâzu’s-Sâlihin 422. Rivâyet

    Yine Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, Allah Tebareke ve Teâlâ’dan naklederek şöyle buyurmuştur: Bir kul bir günah işledi de “Allahım, günahımı bağışla” dedi mi, Allah Tebareke ve Teâlâ:

    • “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.

    Sonra kul tekrar günah işledi de “Rabbim, günahımı bağışla” dedi mi, Allah Tebareke ve Teâlâ:

    • “Kulum bir günah işledi ve (fakat) günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi” der.

    Sonra kul tekrar günah işledi de “Rabbim, günahımı bağışla” dedi mi Allah Tebareke ve Teâlâ:

    • “Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın” buyurur.

    52:52 – Riyâzu’s-Sâlihin 423. Rivâyet

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Canım, kudret elinde olan Allah’ a yemin olsun ki, siz hiç günah işlememiş olsaydınız, Allah sizi yok eder, yerinize günah işleyip Allah’ dan bağışlanma dileyecek bir millet getirir de onları bağışlardı”

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 3 Ocak 2024 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #135: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:25 – Riyâzu’s-Sâlihin 417. Rivâyet

    Ebu Hureyre veya Ebu Said el-Hudri radıyallahu anhüma şöyle dedi: Tebük Gazvesi’nde şiddetli açlık çektikleri için sahabiler:

    • Ey Allah’ın Resulü! İzin verseniz de develerimizi kesip yesek ve iç yağı elde etsek? dediler. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem:
    • “Peki öyle yapın!” buyurdu. Derken Ömer radıyallahu anh geldi ve şöyle dedi:
    • Ey Allah’ın Resulü! Eğer sen develeri kesmelerine izin verirsen, orduda binek azalır. Fakat (isterseniz), onlara ellerinde bulunan azıklarını getirmelerini emrediniz ve sonra da ona bereket vermesi için Allah’ a dua ediniz. Umulur ki Allah, bereket ihsan eder.

    Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    • “Peki öyle yapalım!” buyurdu ve deriden bir yaygı getirtip serdirdi. Sonra da elde mevcut erzakın getirilmesini emretti.

    Askerlerden kimi bir avuç darı, kimi bir avuç hurma ve kimi de ekmek parçacıkları getirdi. Yaygı üzerinde gerçekten pek az bir şey birikmişti. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bereket vermesi için Allah’a dua etti ve sonra:

    • “Kaplarınızı getirip bundan alınız! buyurdu. Askerler kaplarını doldurdular. Öylesine ki doldurulmadık bir tek kap bırakmadılar. Sonra da doyuncaya kadar yediler yine de bir hayli yiyecek arttı.

    Bunun üzerine Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Allah’dan başka ilah olmadığına ve benim Allah’ın resulü olduğuma şehadet ederim. Allah’ın birliğine ve Muhammed’in peygamberliğine şeksiz süphesiz inanmış olarak Allah’a kavuşmayan kimse, cennet(e girmek)ten mutlaka alıkonur.”

    04:49 – Şia’nın, Sahabe’nin Adaleti/Güvenirliği Konusundaki Dedikodusuna İtibar Edilmez

    18:05 – Bizim Temel Hadis Kaynaklarımız İhtisas Metinleridir

    34:31 – Riyâzu’s-Sâlihin 418. Rivâyet

    Bedir Gazvesi’ne katılmış sahabılerden İtban İbni Malik radıyallahu anh şöyle dedi: Kendi kabilem olan Salim oğullarına imamlık yapıyordum. Benim (evim)le onlar arasında bir vadi bulunuyordu. Yağmur yağdığı zaman o vadiyi geçip mescidlerine gitmek benim için çok güçleşiyordu. Bu sebeple Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e geldim ve şöyle dedim:

    • Ey Allah’ın Resulü! Gözlerim iyi seçmiyor. Onlarla benim aramdaki vadinin deresi yağmur yağdığı zaman taşıyor, benim için onu geçmek çok güçleşiyor. Binaenaleyh evimi teşrif edip bir yerinde namaz kılsanız, Ben sizin namaz kıldığınız yeri namazgah edinmek istiyorum.

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

    • “(İnşallah) bu isteğini yerine getiririm” buyurdu.

    Ertesi sabah, güneş yükseldiği bir vakitte, Ebu Bekr ile birlikte Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana geldi. İçeri girmek için izin istedi, verdim. İçeri girdi, daha oturmadan:

    • “Evinin neresinde namaz kılmamı istersin?” buyurdu. Namaz kılmasını istediğim yeri gösterdim, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem orada tekbir alıp namaza durdu. Biz de arkasında saf bağladık. İki rek’at namaz kıldırdı sonra selam verdi, biz de selam verdik. Namazı bitirince Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’i, kendisi için hazırlanmış olan hazireyi yemesi için alıkoyduk. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem ‘in bizde olduğunu duyan mahalle halkının erkeklerinden bir grup geldi. Evde epeyce insan toplandı. İçlerinden biri:
    • Malik (İbni Duhşum) ne yaptı? Onu göremiyorum, dedi. Bir başkası:
    • O, Allah ve Resulünü sevmeyen bir münafıktır, dedi.

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, derhal müdahale ederek:

    • “Öyle deme! Görmüyor musun o, Allahın rızasını dileyerek la ilahe illallah diyor” buyurdu. Bunun üzerine adam:
    • Allah ve Resulü daha iyi bilir. Ancak biz, Allah’a yemin olsun ki, kendisini münafıkları sever ve onlarla düşer-kalkar olarak görüyoruz, dedi.

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    • “Allah Teâlâ, rızasını umarak la ilahe illallah diyen kimseyi cehenneme haram kılmıştır.”

    46:01 – Salebe Rivâyeti

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 27 Aralık 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #134: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:21 – Riyâzu’s-Sâlihin 413. Rivâyet

    Ubade İbni’s-Samit radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Kim, Allah’dan başka ilah yoktur, yalnız Allah vardır, şeriki yoktur; Muhammed, Allah’ın kulu ve resulüdür. İsa da Allah’ın kulu ve elçisi, Meryem’e bıraktığı kelimesi ve Allah tarafından (hayat verilen) bir ruhtur. Cennet, haktır ve gerçektir, cehennem de haktır ve gerçektir” diye şehadet ederse, Allah o kimseyi, ameli ne olursa olsun, cennete koyar”.

    07:24 – Âl-i İmrân Suresi 18-40. Ayetleri

    09:11 – Dinler Arası Diyalog’ta Çarpıtılan Hadis-i Şerif

    10:56 – Âl-i İmrân Suresi 45. Ayeti

    11:45 – Nisa Suresi 171. Ayet

    33:33 – Riyâzu’s-Sâlihin 414. Rivâyet

    Ebû Zer radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Allah Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu haber vermiştir:

    “Kim bir hayır işlerse, ona onun on misli vardır veya daha da artırırım. Kim bir kötülük işlerse, ona da onun misli vardır. Ya da tamamen affederim. Kim bana bir karış yaklaşırsa, ben ona bir arşın yaklaşırım; kim bana bir arşın yaklaşırsa, ben ona bir kulaç yaklaşırım. Kim bana yürüyerek gelirse, ben ona koşarak varırım. Kim bana hiçbir şeyi ortak koşmamak şartıyla dünya dolusu günahla gelirse, ben kendisini o kadar mağfiretle karşılarım.”

    39:19 – Bakara Suresi 245. Ayeti

    40:49 – Secde Suresi 16-17. Ayetleri

    46:10 – Riyâzu’s-Sâlihin 415. Rivâyet

    Cabir İbni Abdullah radıyallahu anh şöyle dedi: Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e bir bedevi geldi ve:

    • Ey Allah’ın Resulü! Kişinin cennete veya cehenneme girmesini gerektiren iki etken nedir? diye sordu.

    Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem:

    • “Allah’a ortak koşmadan ölen cennete girer; Allah’a şirk koşarak ölen de cehennemi boylar” buyurdu.

    47:49 – Riyâzu’s-Sâlihin 416. Rivâyet

    Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, (bir sefer esnasında) terkisine aldığı Muaz’a hitaben üç defa:

    • “Ey Muaz!” diye seslenmiş, o da her defasında:
    • Buyur, ey Allah’ın Resulü! emrine amadeyim, diye cevap vermiştir. Bunun üzerine Hz. Peygamber:
    • “Kim Allah’dan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in, Allah’ın kulu ve peygamberi olduğuna içinden gelerek şehadet ederse, Allah onu cehenneme haram kılar” buyurmuştur. Muaz:
    • Bu müjdeyi müslümanlara haber vereyim de sevinsinler mi, ey Allah’ın Resulü? diye izin istemiş; Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de:
    • “O zaman onlar buna güvenir (hayırlı işler yapmakta) tembel davranırlar” buyurmuştur.

    Muaz (İbni Cebel) böylesi bir bilgiyi gizleme günahından sıyrılmak için onu vefatına yakın bir zamanda haber vermiştir.

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 20 Aralık 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #133: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:20 – Riyâzu’s-Sâlihin 411. Rivâyet

    Ebu Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Korkan kimse, geceleyin yol alır. Gece yol alan kimse de varacağı yere ulaşır. İyi biliniz ki, Allah’ın metaı çok pahalıdır. İyi biliniz ki, Allah’ın metaı cennettir.”

    06:37 – Riyâzu’s-Sâlihin 412. Rivâyet

    Aişe radıyallahu anha, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim demiştir: “İnsanlar, kıyamet gününde, yalınayak, çıplak ve sünnetsiz olarak Allah’ın huzurunda toplanırlar.” Bunun üzerine ben:

    • Ya Resûlullah! Kadınlar ve erkekler birlikte olunca, birbirlerine bakmazlar mı, dedim? Peygamber Efendimiz:
    • “Aişe! Durum, onların bunu akıllarına getiremeyecekleri kadar ciddidir” buyurdu.

    10:39 – Yeni Bab: Allah’ın Rahmetini Ümit Etmek

    13:40 – Zümer Suresi 53. Ayet

    23:20 – Meal Okumakla Yetinmeyin…

    26:10 – Sebe’ Suresi 17. Ayet

    39:40 – İsrail kelimesi ve Siyonizm

    43:56 – Riyâzu’s-Sâlihin 413. Rivâyet

    Ubade İbni’s-Samit radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Kim, Allah’dan başka ilah yoktur, yalnız Allah vardır, şeriki yoktur; Muhammed, Allah’ın kulu ve resulüdür. İsa da Allah’ın kulu ve elçisi, Meryem’e bıraktığı kelimesi ve Allah tarafından (hayat verilen) bir ruhtur. Cennet, haktır ve gerçektir, cehennem de haktır ve gerçektir” diye şehadet ederse, Allah o kimseyi, ameli ne olursa olsun, cennete koyar”.

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı – Pendik.

    Seminer tarihi: 13 Aralık 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #132: Allah Korkusu

    Allah Korkusu

    Allah Korkusu… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah Korkusu” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:23 – Riyâzu’s-Sâlihin 406. Rivâyet

    Adî İbni Hâtim radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Rabbiniz arada bir tercüman bulunmaksızın, her birinizle konuşacaktır. Kişi sağına bakar, önceden gönderdiği iyi işleri görür; soluna bakar vaktiyle yaptığı kötü işleri görür. Önüne bakar, önünde sadece cehennemi görür. Yarım hurma ile de olsa cehennemden korununuz.”

    16:29 – Merhum Abdulmetin Balkanlıoğlu Hocanın Hediyeleşme Âdeti…

    17:45 – Riyâzu’s-Sâlihin 407. Rivâyet

    Ebu Zer radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Şüphesiz ben sizin görmediklerinizi görüyor ve biliyorum. Gök yüzü gıcırdayıp inledi ve gıcırdayıp inlemekte de haklı idi. Gökyüzünde, alnını Allah’a secde için koymuş bir meleğin bulunmadığı dört parmaklık bile boş yer yoktur. Allah’a yemin ederim ki, eğer benim bildiklerimi sizler bilmiş olsaydınız az güler çok ağlardınız. Yüksek sesle Allah’a yalvararak yollara ve kırlara çıkardınız.”

    23:45 – Âl-i İmrân Sûresi 102. Ayeti

    25:41 – “Allah’tan korkulmaz, Allah sevilir” gibi söylemler üzerine

    40:49 – Riyâzu’s-Sâlihin 409. Rivâyet

    Ebû Hureyre radıyallahu anh şöyle dedi: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem: “İşte o gün yer haberlerini söyler” [Zelzele suresi (99), 4] ayetini okudu, sonra:

    “Onun haberleri, her erkek ve kadının yeryüzünde neler yaptığına şahitlik ederek, sen şu günde şöyle yapmıştın, demesidir. İşte yerin haberleri budur” buyurdu.

    “Yerin haberlerinin ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu. Sahabe:

    Allah ve Resulü daha iyi bilir, dediler. Hz.Peygamber:

    “Onun haberleri, her erkek ve kadının yeryüzünde neler yaptığına şahitlik ederek, sen şu günde şöyle yapmıştın, demesidir. İşte yerin haberleri budur” buyurdu.

    45:45 – Riyâzu’s-Sâlihin 410. Rivâyet

    Ebu Said el-Hudri radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Sur sahibi boruyu ağzına koymuş, ne zaman üflemekle emrolunursa hemen üfleyeceği anın iznini bekleyip durmakta iken ben nasıl sevinebilirim?” Bu haber, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in ashabına ağır geldi. Bunun üzerine Resulullah: “Hasbünallah ve ni’me’l-vekil: Allah bize yeter, o ne güzel vekildir, deyiniz” buyurdu.

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı - Pendik. 
    Seminer tarihi: 6 Aralık 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #131: Allah Korkusu

    Allah Korkusu

    Allah Korkusu… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah Korkusu” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:21 – Riyâzu’s-Sâlihin 397. Rivâyet

    İbni Mes’ûd radıyallahu anh dedi ki:

    Bize, doğru söyleyen, doğruluğu tasdik ve kabul edilmiş olan Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem haber verdi ve şöyle buyurdu:

    “Sizden birinizin yaratılışının başlangıcı, annesinin karnında kırk günde derlenir toplanır. Sonra ikinci kırk günlük süre içinde pıhtı haline döner. Sonra da bir o kadar zaman içinde bir parça et olur. Daha sonra Allah bir melek gönderir ve melek, ona ruh üfler. Bu melek dört şeyle; anne rahmindeki canlının rızkını, ecelini, amelini, iyi biri mi, yoksa kötü biri mi olacağını yazmakla emrolunur.”

    Abdullah İbni Mes’ûd der ki:

    Kendisinden başka ilah olmayan Allah’a yemin ederim ki, sizden biri, cennetliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cennet arasında sadece bir arşın mesafe kalır da, sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer, cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve cehenneme girer. Yine sizden biri cehennemliklerin yaptığı işleri yapar ve kendisi ile cehennem arasında bir arşın mesafe kalır; sonra anne karnında yazılan yazının hükmü öne geçer ve o kişi cennetliklerin yaptığı işleri yapmaya devam eder de, neticede cennete girer.

    22:25 – Riyâzu’s-Sâlihin 398. Rivâyet

    İbni Mes’ûd radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Hesap gününde cehennem getirilir. Cehennemin yetmiş bin dizgini ve her bir dizgini çeken yetmiş bin de melek vardır.”

    25:57 – Riyâzu’s-Sâlihin 399. Rivâyet

    Nu’man İbni Beşir radıyallahu anhüma’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittim demiştir:

    “Şüphesiz kıyamet gününde cehennemliklerin azabı en hafif olanı, ayaklarının altına iki kor konulup da bu sebeple beyni kaynayan kişidir. Oysa o, hiç kimsenin kendisinden daha şiddetli azab gördüğünü zannetmez. Halbuki kendisi, cehennemliklerin azabı en hafif olanıdır.”

    30:49 – Riyâzu’s-Sâlihin 400. Rivâyet

    Semüre İbni Cündeb radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Cehennem ateşi, cehennem ehlinin bazısının topuklarına, bazısının dizlerine, bazısının kuşak yerlerine, bazısının da köprücük kemiklerine kadar çıkar.”

    33:49 – Riyâzu’s-Sâlihin 401. Rivâyet

    İbni Ömer radıyallahu anhüma’dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “İnsanlar, alemlerin Rabbi huzurunda hesap vermek üzere kabirlerinden kalkarlar. Onlardan bazdan kulaklarının yarısına kadar ter içindedirler.”

    35:41 – Riyâzu’s-Sâlihin 402. Rivâyet

    Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizlere benzerini hiç duymadığım bir konuşma yaptı ve şöyle buyurdu:

    “Eğer sizler benim bildiklerimi bilseydiniz, az güler çok ağlardınız.” Bunun üzerine Resûlullah’ın ashabı yüzlerini kapatarak hıçkıra hıçkıra ağladılar.

    41:23 – Riyâzu’s-Sâlihin 403. Rivâyet

    Mikdad radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Güneş, kıyamet gününde insanlara bir mil mesafe kalıncaya kadar yaklaştırılır.” Hadisi Mikdad’tan rivayet eden Süleym İbni Amir: Allah’a yemin ederim ki, Resûlullah mil ile yeryüzündeki mesafe ölçüsünü mü yoksa göze sürme çekmek için kullanılan mili mi kastetti bilmiyorum, demiştir. Resûl-i Ekrem:

    “İnsanlar, işledikleri kötü amelleri kadar tere batarlar. Onlardan bir kısmı topuklarına, bir kısmı dizlerine, bazıları kuşak yerlerine kadar ter içinde kalır; bazılarının da ter adeta ağızlarına gem vurur” buyurarak eliyle ağzına işaret etti.

    46:47 – Riyâzu’s-Sâlihin 404. Rivâyet

    Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Kıyamet gününde insanlar o kadar terlerler ki, onların teri yerin yetmiş arşın derinliğine ulaşır. Ter onların ağızlarına adeta gem vururda ta kulaklarına kadar çıkar.”

    48:49 – Riyâzu’s-Sâlihin 405. Rivâyet

    Ebû Hureyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
    Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile birlikteydik. O sırada düşen bir şeyin gümbürtüsünü duyduk. Bunun üzerine:

    “Bu gümbürtünün ne olduğunu biliyor musunuz?” diye sordu. Biz:

    Allah ve Resulü daha iyi bilir, dedik. Resul-i Ekrem Efendimiz:

    “Bu, yetmiş sene önce cehenneme atılmış olan bir taştır. O, şimdiye kadar cehennemde yuvarlanıp yol alıyordu, nihayet onun dibine ulaştı; siz onun gümbürtüsünü işittiniz” buyurdu.

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı - Pendik. 
    Seminer tarihi: 29 Kasım 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #130: Allah Korkusu

    Allah Korkusu

    Allah Korkusu… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Allah Korkusu” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:19 – Riyâzu’s-Sâlihin 395. Rivâyet

    Cündeb İbni Abdullah radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, müslümanlardan müteşekkil bir askerî birliği müşriklerden bir kavme göndermişti. Müslüman askerler, müşriklerle karşılaştılar. Müşriklerden bir adam, müslüman askerlerden istediğine saldırıp öldürüyordu. Müslümanlardan biri de onun boş bulunduğu anı gözlüyordu. Biz bu müslümanın Üsame İbni Zeyd olduğunu konuşup duruyorduk. Üsame, kılıcını çekip de adamı öldüreceği sırada o:

    • La ilahe illallah, dedi; fakat Üsame onu yine de öldürdü. Peygamber Efendimiz’ e müjdeci geldi. Peygamberimiz ona ordunun durumunu sordu, o da olup biteni kendisine haber verdi. Hatta o adamın durumunu ve Üsame’nin ona ne yaptığını da anlattı. Bunun üzerine Hz. Peygamber Üsame’yi çağırdı ve ona:
    • “Adamı niçin öldürdün?” diye sordu. Üsame:
    • Ya Resulallah! O adam müslümanların canını yaktı; falanı ve falanı öldürdü, diyerek bir kaç şehidin adını saydı. Sözüne devamla şunları söyledi:
    • Ben ise onun üzerine yürüdüm. Kılıcı görünce:
    • La ilahe illallah, dedi. Resul-i Ekrem Efendimiz:
    • “Böyle diyen adamı öldürdün mü?” diye sordu. Ben:
    • Evet, dedim. Bunun üzerine Hz. Peygamber:
    • “La ilahe illallah kıyamet günü karşına geldiğinde ne yapacaksın?” dedi. Üsame ibni Zeyd:
    • Ya Resulallah! Cenâb-ı Hak’dan beni bağışlamasını dile, dedi. Resul-i Ekrem durmadan:
    • “La ilahe illallah kelimesi kıyamet günü huzuruna geldiğinde ne yapacaksın, söyle?” “La ilahe illallah sözü kıyamet günü huzuruna geldiğinde ne yapacaksın?” diyor, başka bir söz söylemiyordu.

    09:29 – Riyâzu’s-Sâlihin 395. Rivâyet

    Abdullah İbni Utbe İbni Mes’ûd der ki: Ömer İbni Hattab radıyallahu anh’ı şöyle derken işittim:

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem zamanında Allah katından gelen vahiy sayesinde insanlar gizli hallerinden de sorumlu tutuluyorlardı. Hiç kuşkusuz vahyin arkası kesilmiştir. Biz ise şu anda sizleri, bize apaçık belli olan davranışlarınız sebebiyle hesaba çekeriz. Dolayısıyla bize iyi davranışlar gösteren kimseyi, güvenilir kimse bilir ve ona yaklaşırız. Onun gizli hallerinden hiçbir şeyi araştırmak bize düşmez. O kişinin gizli halleriyle ilgili hesabını Allah görür. Bize karşı kötü davranışlar sergileyen bir kimseyi de güvenilir bulmayız. O kişi, gayesinin iyi olduğunu söylese bile ondan emin olmaz ve kendisini doğrulamayız.

    37:37 – Burûc Sûresi 12. Ayet

    46:05 – Âl-i İmrân Sûresi 28. Ayet

    47:43 – Abese Sûresi 34. ila 37. Ayetleri

    50:37 – Hac Sûresi 1. ila 2. Ayetleri

    53:37 – Rahmân Sûresi 46. Ayet

    54:53 – Tûr Sûresi 25. ila 28. Ayetleri

    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı - Pendik. 
    Seminer tarihi: 22 Kasım 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.

  • #129: Görünüşe Göre Hüküm Vermek

    Görünüşe Göre Hüküm Vermek

    Görünüşe Göre Hüküm Vermek… Her hafta mutat olarak icra edilen, Riyâzu’s-Sâlihin seminerimizde bu hafta, “Görünüşe Göre Hüküm Vermek” konusu ele alındı.

    Konular

    00:07 – Mukaddime

    00:45 – Tevbe Sûresi 5. Ayet

    11:53 – Riyâzu’s-Sâlihin 391. Rivâyet

    Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhüma’dan rivayet edildiğine göre, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

    “Ben, Allah’tan başka bir ilah bulunmadığına, Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şehadet edip, namazı dosdoğru kılıncaya ve zekâtı hakkıyla verinceye kadar insanlarla savaşmakla emrolundum. Bunları yaptıkları takdirde, kanlarını ve mallarını benden korumuş olurlar. İslam’ın gerektirdiği haklar ise bunların dışındadır. Onların gizli hallerinin hesabı Allah’a aittir.”

    31:33 – Riyâzu’s-Sâlihin 392. Rivâyet

    Ebû Abdullah Tarık İbni Eşyem radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğunu işitmiştir:

    “Kim Allah’tan başka ilah yoktur der ve Allah’tan başka ibadet edilenleri inkâr ederse, o kimsenin malı ve kanı haram olur. Gizli hallerinin hesabı ise Allah’a aittir.”

    35:01 – Riyâzu’s-Sâlihin 393. Rivâyet

    Ebû Ma’bed Mikdad İbni Esved radıyallahu anh şöyle demiştir:

    • Ben, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e dedim ki:
    • Kafirlerden bir adamla karşılaşsam ve onunla vuruşsak, o benim ellerimden birini kılıçla vurup koparsa, sonra da benim elimden kurtulmak için bir ağacın arkasına sığınsa ve:
    • Ben, Allah için müslüman oldum, dese, onu böyle dedikten sonra öldürebilir miyim, ya Resulallah! Ne dersin?

    Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem:

    • “Sakın onu öldürme” buyurdu. Ben:
    • Ey Allah’ın Resulü! Adam benim iki elimden birini kopardı, ondan sonra bu sözü söyledi, dedim. Bunun üzerine:
    • “Sakın öldürme, eğer onu öldürürsen, o, senin kendisini öldürmezden önceki durumundadır. Sen ise, onun o sözü söylemeden önceki durumuna düşersin” buyurdu.

    40:51 – Riyâzu’s-Sâlihin 394. Rivâyet

    Üsame ibni Zeyd radıyallahu anhüma şöyle demiştir:

    Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, bizi Cüheyne kabilesinin Huraka kolu üzerine göndermişti. Sabahleyin onlar sularının başında iken üzerlerine hücum ettik. Ben ve ensardan bir kişi onlardan bir adama ulaştık. Biz onun üzerine yürüyünce, adam: “La ilahe illallah: Allah’tan başka ilah yoktur” dedi. Bunun üzerine ensardan olan arkadaşım ona hücumdan vazgeçti; ben ise mızrağımı ona sapladım ve adamı öldürdüm. Biz Medine’ye gelince bu olay Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in kulağına gitti ve bana:

    • “Ey Üsame! La ilahe illallah dedikten sonra adamı öldürdün mü?” buyurdu. Ben:
    • Ya Resulallah! O, bu sözü sadece canını kurtarmak için söyledi, dedim.

    Peygamber Efendimiz tekrar :

    • “La ilahe illallah dedikten sonra adamı öldürdün mü?” diye yine sordu ve bu sözü o kadar çok tekrarladı ki, ben, daha önce müslüman olmamış olmayı bile temenni ettim.
    Seminer yeri: Uluçınar Vakfı - Pendik. 
    Seminer tarihi: 15 Kasım 2023 19:30 

    İlginiz için teşekkür ederiz.